| Ranked Score: | 9,098,252 | |
| Play Count: | 375 | |
| Play Time: | 4h | |
| Max Combo: | 1,014x | |
| Total Hits: | 62,562 | |
| Hits x Play: | 167 | |
| Replays Watched: | 0 |
S
1
A
3
History
About
Herkese Merhabalar!!!
Bir dönem osu! kategorisinde, özellikle de osu!Catch tarafında hayatımın ciddi bir kısmını geçirdim. Turnuvalara katıldım, saatlerce oynadım, kendimi geliştirmeye çalıştım ve bir yandan da TeomanCTB adıyla Twitch’te yine osu"da yayın yaptım. O zamanlar bu oyun sadece girip çıktığım bir şey değildi; günümün, düşüncelerimin ve zamanımın büyük bir bölümünü kaplıyordu. Bazen sadece oyun oynuyordum, bazen yayın açıyordum, bazen insanlarla konuşuyordum, bazen de hiçbir şey yapmasam bile yine bir şekilde bu topluluğun içindeydim.
Zaman geçtikçe bazı şeyler değişti. Hem oyundan, hem topluluktan, hem de yayınlardan yavaş yavaş uzaklaştım. Bunun tek bir sebebi yoktu. Bir yandan kendi skill seviyemin sınırlarına neredeyse ulaştığımı düşünüyordum, bir yandan da belki sadece kendimi buna inandırıyordum, onu da tam olarak bilmiyorum. Ama işin doğrusu şu ki ben bu oyunu çok kez bırakacağımı söyledim, ama tam anlamıyla bırakmayı da beceremedim. Çünkü hem burada çok şey kazandım, hem de ardımda bırakmak istemediğim bir topluluk vardı.
Şu an hâlâ birkaç ay aktif olmayıp tekrar geldiğim dönemler oluyor, ama bunun daha ne kadar süreceğini açıkçası ben de çok sanmıyorum. Artık tamamen kopma evresine girmiş gibi hissediyorum. Hani o “bıraktım bıraktım” dediğin eşik vardır ya, tam olarak onun ucundayım. Eskisi gibi bağlı değilim; bazen oyuna aylarca girmediğim oluyor. Belki tamamen bırakırım, belki yine ara ara dönerim, ama bunun sonsuza kadar böyle devam edeceğini düşünmüyorum.
Bir noktadan sonra sosyal tarafla da arama mesafe koymak istedim. osu! ile alakalı kullandığım sosyal medya hesaplarının neredeyse tamamını kapattım. Artık fazla iletişime geçmek istemedim. Bunun kötü bir niyetten değil, biraz yorulmuş olmaktan ve kendimi geri çekme ihtiyacı hissetmemden kaynaklandığını söyleyebilirim. Bazen insan sevdiği bir şeyden tamamen nefret ettiği için değil, kendini korumak için uzaklaşır. Bende de biraz böyle oldu.
Yine de burada geçirdiğim zaman benim için değersiz değildi. Tam tersine, uzun süre boyunca gerçekten önemliydi. Elimden geldiğince topluluğun büyümesine katkı sağlamaya çalıştım. Çok büyük laflar etmek istemiyorum ama kendi çapımda bir şeyler yapmaya uğraştım. Bazen oynayarak, bazen yayın açarak, bazen insanlarla konuşarak, bazen takımın bir parçası olarak, bazen de sadece orada bulunarak. Her şeyin çok büyük görünmesine gerek yok; bazen bir topluluğa katkı sağlamak sadece sürekli görünmek, iletişim kurmak ve iyi bir iz bırakmakla da oluyor.
Aslında yeni oyunculara yardım ettiğim dönemler sayesinde hem topluluk tarafında hem de Catch playerlar arasında baya tanındım. O rehberlik günleri hâlâ dönüp baktığımda en sevdiğim zamanlardan bazıları. Gerçekten efsane günlerdi. Birilerine bir şey anlatmak, birilerinin gelişimine küçük de olsa dokunmak, yol göstermek ve onların ilerleyişini görmek benim için skor kadar değerliydi. Bugün geriye baktığımda sadece kendi oynayışımı değil, başkalarına elimden geldiğince yardımcı olduğum o dönemleri de çok net hatırlıyorum.
Katıldığım turnuvalar arasında **AxS 8th Edition**, **AxS 9th Edition**, **osu!Catch 3 Digit World Cup 2024**, **2024 Catch World Cup** ve **2025 Catch World Cup** bulunuyor. Rekabetçi tarafta ulaştığım en iyi derece dünya sıralamasında **271**, Türkiye sıralamasında ise **3** oldu. Bunları yazıyorum çünkü bu süreçte verdiğim emeğin bir parçasıydılar. Ama bugün dönüp baktığımda sadece sıralamaları ya da turnuva isimlerini hatırlamıyorum; onların arkasında kalan zamanı, stresi, heyecanı, beklentiyi, bazen hayal kırıklığını, bazen de keyifli anları hatırlıyorum. Aslında insanın aklında kalan şeyler çoğu zaman rakamların kendisi değil, o rakamlara giderken yaşananlar oluyor.
Twitch tarafında da bir dönem oldukça aktiftim. **osu!**da yaptığım yayınlarda **toplam 30K görüntülenme** ve **toplam 15K sohbet mesajı** gibi istatistiklere ulaştım. Belki dışarıdan bakınca bunlar sadece sayı gibi görünebilir ama benim için her zaman biraz daha fazlasıydı. O yayınlarda gelen insanlar, yazılan mesajlar, boş geçen gecelerde edilen muhabbetler, bazen çok saçma ama unutulmayan anlar, bazen de sadece yayında birkaç dakika durup selam veren kişiler bile o dönemin bir parçasıydı. Şu an artık aktif değilim ama o dönem tamamen silinmiş ya da önemsiz hale gelmiş değil. Üzerinden zaman geçmiş olsa da, yaşanmış olarak kaldı.
Bunu okuyup da bir gün **osu!Catch Türkiye** tarafında yayıncılık yapmayı düşünen biri olursa, açık konuşmak gerekirse çok da uğraşmasını tavsiye etmem. Yanlış anlaşılmasın; kötülemek için söylemiyorum. Ama kariyer yapılacak bir yer olduğunu söylemek zor. Daha çok küçük çaplı, tatlı, herkesin herkesi az çok tanıdığı bir topluluğuz. Bunun güzel tarafı da var, zor tarafı da var. İçinde olmak keyifli olabiliyor ama uzun vadeli bir şey kurmak isteyen biri için çok parlak bir alan olduğunu söylemek kolay değil.
Benim tarafta ise işin özü hiçbir zaman sadece kendim olmadı. 2022’den bugüne kadar yaptığım, uğraştığım ve geliştirmeye çalıştığım birçok şey aslında topluluk içindi. Özellikle de tek hedefim, globalde Türkiye’yi daha üst sıralara taşımaktı. Kendi adıma elde ettiğim şeylerden bağımsız olarak, Türkiye’den daha fazla oyuncunun öne çıkmasını, daha fazla kişinin gelişmesini ve bu tarafın daha görünür hale gelmesini istedim. Belki bu sadece bir oyundu, ama insan bazen bir oyunun içinde de ciddi anlamlar, hedefler ve aidiyetler bulabiliyor. Benim için de biraz öyleydi.
Açık konuşmak gerekirse bu profil kısmını boş bırakmak istemedim. Buraya gerçekten bir şey yazma zorunluluğu hissettim. Belki eski bir takım arkadaşım görür, belki bir zamanlar birlikte oynadığım biri denk gelir, belki yayına gelip sohbet etmiş birisi okur, belki de sadece yolumun bir şekilde kesiştiği birisi görür diye yazıyorum bunları. Çok iddialı, çok süslü ya da kendimi fazla öven bir şey yazmak istemedim. Sadece burada bir dönem gerçekten var olduğumu, bir şeyler yaşadığımı ve bunu tamamen sessizce geçmek istemediğimi belirtmek istedim.
Bu süreçte bana destek olan, benimle oynayan, aynı takımda yer alan, turnuvalarda birlikte mücadele ettiğim, yayınlarıma gelen, sohbet eden, birkaç mesaj yazan, selam veren, karşıma çıkan, yolumun kesiştiği herkese gerçekten teşekkür ederim. Sadece uzun uzun yanımda olanlara değil, kısa süreli de olsa bir şekilde bu dönemin içinde bulunan herkese teşekkür ederim. Bazen insan bazı isimleri unutur, bazı anları tam hatırlayamaz ama geriye kalan hissi unutmaz. Bende de öyle oldu. O dönemde çevremde olan insanların bıraktığı etkiyi tamamen unutmuyorum.
Zamanında benimle oynayan herkese, takımımda olan herkese, yayınlarda benimle sohbet eden herkese, destek veren ya da sadece uzaktan takip eden herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Birlikte maç attığım insanlar, aynı kadroda bulunduğum kişiler, turnuva dönemlerinde yan yana geldiğim oyuncular, yayında muhabbet ettiğim izleyiciler, belki sadece birkaç kere konuştuğum ama yine de aklımda kalan insanlar... hepsinin bu hikâyede bir yeri oldu. Kimi zaman farkında olarak, kimi zaman farkında olmadan o dönemi değerli hale getirdiniz.
Bugün artık eskisi kadar bu dünyanın içinde değilim. Belki tamamen geri dönmem, belki bir gün tekrar yolum düşer, bunu şu an ben de bilmiyorum. Ama ne olursa olsun, bu dönem hayatımda vardı ve benim için önemliydi. O yüzden bunu tamamen boş bırakıp geçmek istemedim. Bir yerde dursun istedim. Belki gören olur diye, belki hatırlayan olur diye, belki de sadece içimde kaldığı için.
2022’den bugüne kadar elimden geldiğince bu topluluk için bir şeyler yapmaya çalıştım. Türkiye’yi daha yukarı taşımak istedim. Daha fazla oyuncunun gelişmesini istedim. Daha fazla insanın bu modu ciddiye almasını istedim. Belki her şey istediğim gibi olmadı, belki ben de her şeyi doğru yapmadım, ama niyetim hep buydu. Bir oyun bile olsa insan bazen oraya kalbinden bir parça bırakıyor. Ben de bıraktım.
Buraya kadar yolumun kesiştiği herkese tekrar teşekkür ederim.
Gerçekten teşekkür ederim.
**Kendinize dikkat edin.**
Bir şeyi de burada özellikle bırakmak istiyorum:
osu! skinim.
En azından catcher’ımı yaşatın istedim. Çünkü ben onu sıradan bir catcher olarak yapmadım. Sadece oyunda gözüken bir şey olsun diye koyulmuş basit bir parça gibi bakmadım. Benim için o catcher biraz karakterdi. Bir parçam gibiydi. Onu düşünerek, çizerek, tasarlayarak oluşturdum. Belki kendimi farklı gördüğüm içindi, belki de gerçekten default catcher’ların çöp olmasıydı, ona da siz karar verin. Ama ne olursa olsun, o skin benim için sadece “kullanılan bir skin” olmadı.
Onun içinde zaman var, emek var, zevkim var, bakış açım var. Biraz da oyuna nasıl baktığım var. Sadece oynayıp geçmek istemediğim için, kendimden bir şey katmak istediğim için vardı. Belki çoğu insan için bu çok küçük bir detay gibi görünür ama benim için değildi. Çünkü bazı insanlar skor bırakır, bazıları isim bırakır, bazıları da küçük görünen ama kendinden bir iz taşıyan şeyler bırakır. Benim için o catcher da tam olarak böyle bir şeydi.
O yüzden bunu da burada bırakmak istiyorum. Belki benden sonra kullanan olur, belki bir yerde görürüm, belki birileri “bu catcher’ı hatırlıyorum” der. En azından tamamen kaybolmasın istedim. Eğer bir gün biri kullanırsa ya da sadece bakıp hatırlarsa, bu bile bana yeter. Çünkü ben onu sıradan bir şey olarak değil, gerçekten bir karakter olarak gördüm.
Skin linki:
https://drive.google.com/file/d/1PSjJIhk8WhhCBXYfp1S4aOQr7N2Ed06J/view
—TeomanCTB



























































































































































































































































































































































